11 Eylül 2012 Salı

NY Günlüğü- İlk akşam

Amerika günlüğü gibi bir şey yapmak içimden gelmemişti ama New York günlüğü yapasım var. Tamam, işte başlıyoruz: Outer Banks'ten ayrılıp Bahriciğimle buluşabilmek için Elizabeth City'den otobüse bindik otobüs zamanında gelmesine karşın geç hareket etti biz de Bahri'ye 1 saat geç kaldık. Garibim zaten erken gitmiş oraya 5 saat bizi beklemiş terminalde uyumuş. Ama Bahri'yi gördüğüm ilk an çok heyecanla ve sevinçle doldum, belki de o an günlük yazmaya karar vermiş olabilirim. Günün geri kalanında öyle çok heyecanlı şeyler olmadı bir süre havaalanında bekledik, beklerken illegal olmasına rağmen Bahri'nin bize getirdiği Sex On The Beachlerimizi yudumladık, gizli gizli. Uçakta bedava coockie yedik ki pek sıcak hissettirdi. New York'a inerken ne kadar büyük olduğunu bir kez daha fark ettim. Bir de bir keresinde İstanbul'a yükseklerden bakma şansım olmuştu, gerçekten çok az ormanlık-ağaçlık yer olduğunu fark etmiştim, sadece mezarlıklara dokunmamışlar. Ama burda hem New York'ta hem de NC'da çok geniş büyük yeşillikler olduğunu gözlemledim. Buralarda tam tersine yeşilliklerin arasında bazı toplu binalar var, uçaktan görüyorsun her şeyi yalan yok. Neyse efendim geldik New York'a bize tarif edilen yerle metro haritasında birbirini tutmayan şeyler vardı ordan başlayıp kalacağımız odaya gelene kadar hep tedirgin saatler geçirdik, böbrek hırsızlarıyla karşılaşma korkusuyla. Çünkü bilenler bilir, Brooklyn pek tekin bir yer değil, biz hiçbir şey bilmiyoruz telefonumuzda paramız bitmek üzere ve çook ağır bavullarımız var. Her şeye rağmen şu an o odaya ulaştık, paraya kıyıp daha merkezi bir yerde kalsa mıydık diye düşünmedim değil; ama yine de iyi durumdayız, beraberiz, bütün organlarımız bizimle, pasaportlarımızı ve cüzdanlarımızı henüz çalmadılar yarın kendimizi şehre atıyoruz. Bu kısmını biraz kendi kendime anlatıyorum: Biraz Bahri'nin gelişi, biraz da Sezer'in heyecanına kendimi kaptırmaya çalışıyorum sanırım, Outer Banks'i terk etmeden biraz önceki ruh halimi hala içimde tutuyorum ama sanki beklemeye almış gibiyim. Bu daha önce yapabildiğim bir şey değildi. Daha enerjik hissediyorum ama hala çözmediğim bir düğümün orda olduğunu unutmuş değilim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder