14 Eylül 2012 Cuma

3. Gün

Dün kendimizi Manhattan sokaklarına attık,önce dedik herkes almak istediği "elektroniği" alsın sonra gezmeye başlayalım. Bir yandan bana fotoğraf makinesi bakarken bir yandan da bizim çocuklara aypod bakıyorduk. Biiir sürü saçma sapan yerlerde best buylar B&Hler aradık Manhattan sokaklarında yürüdük, metrolarına bindik. Bir ara makine konusunda çok ümitsizliğe düştüm, fiyatlar New York'ta bi anda çok yükseldi acaba dedim burda debelenip duracağıma gideyim Türkiye'den Türkçe'sini mi alayım, sonra vazgeçtim. Çünkü bir başka best buy şubesi diğer mağazalardan daha ucuza satıyordu efendim hafıza kartını, çantasını da aldım güzel bir makine aldım. Tam alışabilmiş ve çözebilmiş değilim, bazı fotoğraflar çok saçma çıkıyor, beklediğim gibi kontrol edemiyorum ama yine de memnunum. Bahri garibim alamadı aypodunu, istediği aypodu almaya gittiğimiz gün apple satmayı durdurmuş! Bugün ve dün aklımda bir sürü detay vardı buraya yazmak için ama unuttum hepsini. O detayları unutmak istemiyorum çünkü hem ben bir daha gelirsem yararlanmak istiyorum hem buraya gelecek arkadaşlarıma anlatmak istiyorum ama şu an hatırlayamadım gerçekten. Neyse bugüne geliirrseek, bugün evden geç çıktık kahvaltıya geç gittik sonra dedik ki artık özgürlük hanfendisini görmeye gidelim. ABD REHBERİ'mizden baktık, bütün şehri kaplayan metro ağı haritasına baktık nasıl gideceğimizi öğrendik feribota binilen yere gidip gelen ilk feribota bindik. Önceleri heykele yaklaşıyor gibiydik şıkşıkfotofoto fotoğraflar çektik sonra baya yaklaşmışken yanından geçip yola devam ettik. Meğer Staten Island'a giden feribota binmişiz. Orası da böyle tam bir ada, sakinlik, dinliginlik. Ama geç gittiğimiz için çocuk müzesi ve hayvanat bahçesi kapanmıştı, hiçbir şey yapamadan geri döndük. Dönüşte aynı metro hattı üzerinde bulunan China Town'a gittik Çin yemeği yedik ama Nags Head'de yediğimiz kadar güzel değildi. China Town da Türkiye'deki bir yere benziyor ama tam çıkaramadım doğrusu. Manhattan'dan oldukça farklı bir tane aypod kılıfı soruyorsun mesela 10 dolar ama sana 8 olur filan diye pazarlık yapıyorlar, nerde o 5. Avenue'daki lüks...! Her şey bi Çince yazıyor bi Amerikanca. Bir de biraz ucuza magnet bulduk ordan magnetler almaya gideceğiz sanırım. China Town'un bir kısmı da Little Italy. Orda da Italyan yemekleri yapılıyor diğer gidişimizde de onu denemeyi planlıyoruz. Haa bir de bugün sinemaya gittik, filme girmeden önce biraz endişelerim vardı acaba detayları filan anlar mıyım diye, hiç dertlenmeme gerek yokmuş girdiğimiz filmde kimse bi kelime konuşmadı. Dünya'nın her yerinden insan manzaraları gösteren bir filmdi, değişikti. Ama her anında bizi yakalayamadı, ilginçti güzel bir fikirdi ama sanki biraz daha geliştirlmesi gerekiyordu ve adı da Samastra gibi bir şeydi tam hatırlayamadım. Efeeendim sinemadan sonra Bahri kanıma girdi ( Sezer eve dönme taraftarıydı) Times Meydanı'na gidelim uyumaya mı geldik biz buraya dedi. Tamam hadi bi de gee grelim diye gittik, gündüz gibi aydınlıktı devasa reklam tabelaları yüzünden ama beklediğim kadar kalabalık değildi. Bütün mağazalar var sanırım orda. Mcdonald'sa gidince bir sürü workandtravelcı Türk genç gördük hatta bir tanesi ODTÜlüymüş. Ve şu an saat sabah 4e 10 kala bu yazıyı yazıyorum çünkü 3.15 gibi eve geldik. Geceleri NY metrosunda jilyonlarca fare dolaştığını gördük ama onun dışında bir tehlikeyle karşılaşmadık Brooklyn'de oturuyor olmamıza rağmen! Bu yazılar günlük tadında olduğu için arayı çok açmak istemiyorum ama sabahın köründe çıkıp akşam geç döndüğümüz için hiç vakit olmuyor hep böyle arada derede yazıyorum. Pek tatmin edici olmuyor ama başladık bir kere...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder