
.jpg)

…Yaşamak…
Yaşamın sadece nefes alıp vermek olmadığını anladığımdan beri ‘nasıl yaşanır? Ya da neyle yaşarsak ‘evet yaşıyorum deriz’ gibi sorular aklımda dolaşıp durur.Şu sıralar bu soruya cevap bulma çabalarım daha da arttı.
Sanırım duyguların en uç noktalara geldiği anlarda insan ‘yaşıyorum bee!’ der.Belki hüngür hüngür ağladıktan sonra...belki yarılana kadar güldükten sonra…ya da uçsuz maviliklere veyahut yeşilliklere bakarken huzurla dolduğu anda… (Şu an bunu sonsuza kadar sürdürebilirim..lakin okuyanı da sıkmamak gerek diyerek kısa kesiyorum..)
Yaşamın sadece nefes alıp vermek olmadığını anladığımdan beri ‘nasıl yaşanır? Ya da neyle yaşarsak ‘evet yaşıyorum deriz’ gibi sorular aklımda dolaşıp durur.Şu sıralar bu soruya cevap bulma çabalarım daha da arttı.
Sanırım duyguların en uç noktalara geldiği anlarda insan ‘yaşıyorum bee!’ der.Belki hüngür hüngür ağladıktan sonra...belki yarılana kadar güldükten sonra…ya da uçsuz maviliklere veyahut yeşilliklere bakarken huzurla dolduğu anda… (Şu an bunu sonsuza kadar sürdürebilirim..lakin okuyanı da sıkmamak gerek diyerek kısa kesiyorum..)
Elbette hepimizin yaşamı da yaşıyorum demesi de farklı...ama ne olursa olsun yaşamadan ölmeyelim..zaman sonra dönüp baktığımızda da ne yaptım ki şimdiye kadar demeyelim..
Ö.K
Ö.K

Bu konuya benzer bir şeyler de Nazım Hikmet söylemiş:
YanıtlaSilYaşamak şakaya gelmez,
büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın
bir sincap gibi mesela,
yani yaşamanın dışında ve ötesinde hiçbir şey beklemeden,
yani bütün işin gücün yaşamak olacak.
güzel söylemiş kanımca :)